top of page

Art Historian & Curator& Art Writer - New Media Arts Expert

Ebru KALENDER.png

Yönetim Paneli>>

Bu menü sadece Yönetici Giriş Yaptığında görünür.

İrfan Dönmez’in “Efemera” Serisi: Antik İkonun Çağdaş Yorumu

  • 28 Şub
  • 5 dakikada okunur

Sanatçı İrfan Dönmez'in 'Efemera' serisi, antik bir ikonun çağdaş yorumu üzerinden, sanatın kalıcılık ve geçicilik ikilemini nasıl ele aldığına dair çarpıcı bir inceleme sunuyor. Bu yazı, Dönmez'in bu seride Pop Art'tan yapıbozuma uzanan eleştirel dilini ve bu dili şekillendiren teknik ile kavramsal arka planı irdelemeyi amaçlıyor.

İrfan Dönmez, geleneksel baskı tekniklerinden beslenen, Pop Art'ın seri üretim ve tüketim kültürü eleştirisini, Yapıbozum'un anlamı parçalama stratejisi ile birleştirerek; kimlik, bellek ve dijital gözetim olgularını, 'aura'nın yitiminden günümüz görsel enflasyonuna uzanan eleştirel bir dilde temsil eden bir sanatçı ve akademisyendir.


İrfan Dönmez'in akademik kariyeri, sanat eğitimi ve uygulaması üzerine inşa edilmiş sistematik bir ilerleme göstermektedir. Eğitim geçmişi, 2003 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Programı'ndan aldığı lisans derecesi ile başlamıştır. Ardından, aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Baskı Sanatları alanında yüksek lisans eğitimini 2008 yılında tamamlayarak uzmanlık alanını derinleştirmiştir. Akademik formasyonunun nihai aşaması ise 2016 yılında Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Programı'nda gerçekleştirdiği Sanatta Yeterlik çalışmasıdır.

Akademik hizmet süreci, 2008-2010 yılları arasında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak ders vermesiyle başlamıştır. 2010 yılında Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'ne öğretim görevlisi olarak atanmış, sanatta yeterlik derecesini aldıktan sonra aynı üniversitenin Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü'nde öğretim üyesi pozisyonuna geçiş yapmış ve halen bu kurumdaki görevini sürdürmektedir. Sanatçı, akademik çalışmalarını ve sanatsal üretimini Eskişehir'deki atölyesinde sürdürmektedir.

İrfan Dönmez’in sanat pratiği, “Yüzler ve Yüzeyler” serisiyle başlayan ve giderek genişleyen bir sorgulama alanını temsil eder. Bu ilk seride, geleneksel portre anlayışı radikal bir dönüşüme uğrar; “yüz” artık bir temsil nesnesi olmaktan çıkıp, baskı tekniklerinin mekanik izleri, lekesel müdahaleler ve parçalı kompozisyonlarla yapıbozuma uğratılan plastik bir probleme dönüşür. Sanatçı, forex yüzey, mürekkep ve akrilik arasındaki gerilimden doğan bu muğlak dil ile “ben” ve “öteki” arasındaki ontolojik ayrımı flulaştırır ve izleyiciyi melankolik bir yabancılaşma duygusuyla baş başa bırakır.

İrfan Dönmez, Young Hit, Yüzler ve Yüzeyler Serisi, Tuval Üzerine Akrilik ve Baskı Mürekkebi, 150 x 130 cm, 2014, (Özel Koleksiyon)


Ardından gelen “Anı-Bellek Resimleri” serisinde ise odak, bireysel olandan kolektif olana, zihinden kente kayar. Burada Dönmez, kentsel dönüşümün yıkım ve inşa döngüsünü, belleğin unutulan boşlukları ve kopuk katmanlarıyla ilişkilendirir. Karmaşık teknik katmanlaşma, sürekli bir hafıza arkeolojisini andırır ve kent ile kişinin zamanını iç içe geçirir.


İrfan Dönmez, Anı-Bellek-Ben, Anı-Bellek Resimleri Serisi, Tuval Üzerine Karışık Teknik, 130 x 150 cm, 2016, (Özel Koleksiyon)


Sanatçının güncel yapıtlarını kapsayan “Ben İmgeleri” serisi ise bu arayışı dijital çağın gözetim ve veri iklimine taşır. Vesikalık fotoğraf gibi standartlaştırılmış kimlik imgelerini çıkış noktası alarak, algoritmaların bireyi sayısal bir enformasyon yığınına indirgeyen mekanizmalarını sorgular. Tuval üzerinde serigrafi ve akrilikle oluşturulan bozumlar ve sayısal referanslar, bu dijital kayıt altına alma pratiğine karşı, öznelliğin temsil edilemez, ele geçirilemez yanını öne çıkaran bir direniş alanı inşa eder.


İrfan Dönmez, Ben İmgeleri, Tuval Üzerine Akrilik ve Serigrafi, 100 x 70 cm, 2023


Dönmez’in tüm bu seriler boyunca tutarlı olan özelliği, baskı sanatlarının disipliner olanaklarından beslenen ve yüzeyi hem teknik hem de kavramsal bir araştırma sahasına dönüştüren yaklaşımıdır. İşte sanatçının bu uzun soluklu yolculuğu, insanı çevreleyen fiziksel ve dijital izlerin, kayıtların ve temsillerin doğasını irdeleyerek, onu nihayetinde gündelik hayatın en sıradan ve en geçici nesnelerine odaklanan “Efemera” serisine taşımıştır.


İRFAN DÖNMEZ: EPHEMERA SERİSİ ÜZERİNE

İrfan Dönmez’in "Efemera" serisi, sanatçının resim ve baskı disiplinlerindeki akademik formasyonunu, Batı sanat tarihi ve mitolojisinin merkezî bir ikonu üzerinden dekonstrüktif bir yaklaşımla ele aldığı kavramsal bir projedir. Kökeni Antik Yunanca ephemeros (bir gün süren) sözcüğüne dayanan ephemera (dilimize efemera olarak geçmiştir), insan bedeninin, duyusal algının ve estetik ideallerin zamansal kırılganlığına işaret eder.  

İrfan Dönmez, İkilik, 2025, Efemera Serisi, Serigrafi (1/4), 34 x 36 cm


Serinin odak noktası, Milos Venüsü olarak bilinen, Antik Yunan heykel sanatının Helenistik dönemine (MÖ 130-100) tarihlenen mermer Aphrodite heykelidir. Aphrodite (Roma mitolojisindeki adıyla Venus), Antik Yunan panteonunda aşk, güzellik, arzu, üretkenlik ve zafer kavramlarının tecessüm etmiş halidir. Kökeni, doğu Akdeniz bereket ve savaş kültürlerine uzanan bu tanrıça, klasik dönemde fiziksel mükemmellik ile ruhsal çekiciliğin sentezini temsil eder. Sanat tarihinde, özellikle Praksiteles sonrası dönemde, Aphrodite tasvirleri insan formunun idealize edilmiş ve kutsanmış hali olarak karşımıza çıkar. Milos Venüsü ise, bu geleneğin zirve noktalarından biri kabul edilir; kontrapost duruşu, anatomik uyum ve kalokagathia (iyi ve güzel olanın birliği) idealini somutlaştırır. Heykelin kollarının eksikliği, onu sadece bir arkeolojik fragman değil, aynı zamanda tamlık ve eksiklik, zamansallık ve kalıcılık arasındaki gerilimi temsil eden bir metaforik obje haline getirmiştir.


İrfan Dönmez, Dokunaklı Güzel (Seri), 2025, Efemera Serisi, Amerikan Bristol Üzerine Akrilik ve Serigrafi, 40 x 40 cm


Dönmez, işte bu derin tarihsel, sembolik ve aynı zamanda banalize edilmiş popüler imgeyi, modern ve çağdaş sanat kuramlarının eleştirel araçlarıyla yeniden yorumlar. Seri, Walter Benjamin’in ‘Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı’ başlıklı tezinde ortaya koyduğu "aura"nın yitimini görselleştirirken, aynı zamanda günümüzün görsel enflasyon ve kültürel tüketim ortamına da gönderme yapar.

Sanatçı, serigrafi ve karışık teknik aracılığıyla, orijinalin biricikliğini ve otoritesini, mekanik çoğaltmanın imkânlarıyla sistematik olarak parçalar. Böylece, Venüs imgesi, müzenin seküler kutsal alanından çıkarılarak, görsel bir veri nesnesi ve grafik bir kod seviyesine indirgenir.

Bu estetik operasyon, aynı zamanda Yapıbozumcu bir metodolojiyi yansıtır. Dönmez, klasik estetiğin temel ikiliklerini (tamlık/eksiklik, özgün/taklit, kalıcı/geçici) istikrarsızlaştırarak, imgenin anlamını eksikliğin üretkenliği, tekrarın yabancılaştırıcı gücü ve ephemerality (geçicilik) üzerinden yeniden kurgular.


İrfan Dönmez, Bölünmüş İmgeler, 2025, Efemera Serisi, Tuval Üzerine Akrilik ve Serigrafi, 140 x 130 cm


Serinin görsel retoriği, Pop-Art'ın seri üretim ve tüketim kültürü estetiği ile dijital çağın pikselli, algoritmik ve veri-temelli görsel dilini eklemler. Andy Warhol’un ikonları serileştirme stratejisine paralel olarak, Dönmez de Venüs imgesini çoğaltarak, onun kültürel sermaye statüsünü sıradanlaştırır ve bir tüketim/taklit nesnesi konumuna iter. Ancak bu tekrarlar, aynı zamanda bir bellek yitimini, tarihsel katmanlaşmayı ve zamanın aşındırıcılığını da imler. Renk paletindeki canlı, sentetik tonlar ve yüksek kontrast, Pop-Art'ın reklam estetiğini anımsatırken, grenli serigrafi dokuları, mürekkep akıntıları ve impasto müdahaleler, malzemenin fizikselliğini ve zamanın indeksiyal izlerini öne çıkarır.


Andy Warhol, Marilyn Diptiği, 1962, Tuval Üzerine Akrilik Boya ve Elle Uygulanmış serigrafi (ipek baskı), 205.44 x 289.56 cm, Tate Modern, Londra, İngiltere


"Ephemera", İrfan Dönmez’in "Yüzler ve Yüzeyler" ve "Anı-Bellek Resimleri" serilerinde geliştirdiği tematik ve teknik sorgulamaların, evrensel bir sanat tarihi referansıyla ve üst bir kavramsal dille sentezlendiği olgunluk dönemi çalışmasıdır. Sanatçı, bu seriyle, bir ikonu yeniden yorumlamakla kalmaz; güzellik ideali, temsil politikaları, belleğin maddeselliği ve çağdaş teknoloji karşısında insanî olanın durumu üzerine felsefi bir tartışma açar.

İşte bu kapsamlı sorgulamanın somut bir tezahürü olarak, sanatçının Efemera serisi, 07 Şubat – 07 Nisan 2026 tarihleri arasında, The Key Art Gallery’de izleyiciyle buluşacak. Küratörlüğünü Ebru Kalender’in üstlendiği “Efemera: Geçici Olanın Ebedi Formu Üzerine” başlıklı sergi, Dönmez’in yukarıda özetlenen entelektüel ve plastik yolculuğunun tüm birikimini bir araya getiren nitelikte. Sergi, sanatçının geçici olanı yakalama, onu bir yüzey araştırmasına dönüştürme ve nihayetinde onu sorgulayıcı bir "ebedilik" haline getirme çabasının izlerini sürmek için bir davettir.

                                                                      

 
 
 

Yorumlar


bottom of page